Lohusa Depresyonu : Ben neler hissettim

Yoğun bakımda geçen 15 gün. Eve geldiğim ilk gün tek hissettiğim boşluktu. Karnım boş, yanım boş evim boş. Böyle bir yalnızlık gelip geçmemiş dünyadan. Bir ben yaşıyormuşum sanki. İlk hislerim bunlar arasında dönüp dolaşırken.

Lohusa Depresyonu : Ben neler hissettim
 

Her gün ayrı bir bekleyiş

Sürekli hastaneye gidip bebeğimin yanında olmak istiyordum. Ağlamalarını duyamıyordum ve duymam gereken tek ses buydu. Her gün sağılan taşınan sütler. Her gün eşimin benimle ilgilenmesi. Her gidişte belki bugün çıkartılar diye tam teçhizat gidişimiz.

Asla çalmayan kapı. Asla pişmeyen yemekler. Oysa biz yemeğimizi komşumuzla paylaşmıştık. Oysa ben hamile halimle akrabalara yardıma gitmiştim. O kapı çalmalıydı. Aldatılmış hissediyordum.

Geçti, bir şekilde o günler geçti. Enfeksiyon bitti. Damar yolları kapandı. Kablolardan, kuvözden bağımsız hayat başladı bizim için. Eve geldiğimizde elim ayağıma dolandı. İlk banyosunu tek başıma yaptırmak zorundaydım. Tek yardımcım arama motoru ve eşimle zor bir yoldan çıkıp yeni zorluklara göğüs germemiz gerekiyordu.

 
 

İlk eve geliş ve tedirginlik

İlk emzirmeye çalıştığımda emmedi. Boğma ihtimalimi düşündüm. Biberon veremedim. 16 günlük bebeği kaşıkla beslemeyi denedim. Bu şekilde sanırım 3 gün geçti.

Nöbetleşe uyuyorduk. Dikişlerden dolayı eğilemiyor, uzanamıyordum. Yorgundum çok yorgundum.

Ve aslında yıllar sonra ilk kez kuaföre gitmek istiyordum. Kahve içmek istiyordum. Parka gidip boş boş oturmak istiyordum.

Bu çocuk ağlamasın istiyordum.

Depresyonu fark etmem

Depresyonda olduğumu anlamam iki ayımı aldı. Sonunda bir gün çocuğu doyurup eşimle birlikte evden kovdum. Bir sürü ilacı elime aldım ve sonra vazgeçtim klozete attım. Elime kürdan alıp, ocağın en ulaşılmaz yerlerini temizlemeye başladım. Arkadaşlarımı aradım.

İyi geldi. Aslına bakarsanız tek istediğim geçecek denmesiydi.

Sokağa çıkmaya başladım bebekle. Parka gittik. Termosa kahvemi yaptım. Yanıma kitabımı aldım. Arkadaşlarımı çağırdım. Bebeğimi ağaçların altına yatırdım. Müzik açtım çimenlere uzandım. Kafelere gittim. Çok şey atlattığımı farkettim.

 
 

Yoğun bakım süreci hayatımızdan zorla alınmış günler gibiydi. Hastaneden çıktığının ertesi günü babası işe başladı. Bir kaç ay sonra taşınma süreci başladı. Yeni bir semte değil yeni bir ülkeye taşınıyorduk.

Kendimi bir şekilde oyaladım sonunda. Ben depresyondan çıktığımı, bir kaç gün önce oğlumun beni gülümseyerek izlediğini farkettiğimde anladım.

Eşimden ailemden sakladığım depresyonumu, arkadaşlarıma sosyal medya anne gruplarına anlatmıştım. Yakınımda beni tanıyanların bilmesiyle bi ömür peşimde olacağını düşünmüştüm. Evet depresyon bi ömür peşimizde.

O sizi bırakmaz siz onu silkeleyip atın. Destek almaktan kaçınmayın.