Agu bugu dilinde iletişmek

Daha yeni doğmuş bebek ile “nasıl iletişim kurabilirim” diye düşünebilirsiniz. Zira tüm iletişimi ağlamak, bakışmak, dinlemek arasında devam eden bir canlı türüyle iletişmek cidden zor. 👶

Agu bugu dilinde iletişmek
 

Konuşun, sohbet edin, iletişin!

Kardeş kişisini büyüten bir anne olarak, diyorum ki konuşun sohbet edin. Kardeşim daha bir kaç aylıkken ona kitaplar okur, şarkılar söylerdim. Arada bulunan 19 yaş farkına istinaden abla-anne olmayı görev bildim kendime. Sürekli sokakta ve evin içinde bir iletişim halindeydik. Pozitif etkilerini fazlasıyla gördüm. Öncelikle kendini ifade etmekten kaçınmayan bir ergen oldu.

Bol bol kitap okudu. “Keman çalmak istiyorum” deyip üstüne gitti ve başarılı oldu. Hedeflerini iyi seçebilen bir yetişkin büyütmek için iletişime çok erken başlamak gerektiğine inanıyorum. Evet zor, uzun ve meşakkatli bir mesai ama kendini ifade edebilen, hedef ve başarılarını gözeten, bunları yaparken başkalarının sırtına basmayan bireyler yetiştirmek dünyaya borcumuz.

 
 

Nasıl iletişim kuralım?

Öncelikle ilk dönemlerde bebeğiniz anne ile iletişimin büyük kısmını memede kurar. Emzirirken elini tutup okşayabilir, hafif bir müzik açabilir, hafif bir ses tonuyla konuşabilirsiniz. Ten temasını asla kaybetmeyin. Size açılması ve güveni için ten teması çok önemli.

Ailenin diğer bireyleri ile rutinler oluşturun. Yanına uzanıp birbirinizle ve bebeğinizle sohbet edin. Bu arada, ses tonunuzun hafif ve yumuşak olmasına dikkat edin. Eğer var ise, diğer çocuklarınızla kardeş bağının oluşmasına da yardımcı olacaktır. Kardeş kıskançlığının en kolay atlatılabilmesi için iletişim ve birlikte hareket etmek çok önemli.

Başka bir yazının konusu olsa da, kardeş kıskançlığının önüne geçmek adına, büyük çocuğunuzla da özel anlar yaratmak önemli. Eğer yardımcı olabilecek bir kişi varsa arada büyük çocuğunuzla oyunlar oynayın, onu dışarı çıkartın. “Ben senin annen olmaya devam ediyorum ama artık daha kalabalık bir aile olacağız ve bu bizi çok mutlu ediyor” mesajını vermeye çalışın. Ona bebekle ilgili sorumluluklar vermeye çalışın.

 
 

Onu taklit edin

Bebeğinizle iletişim kurarken sesini ve mimiklerini taklit edin. “Anne”, “baba”, “mama”, “dede” gibi kolay kelimeleri bol bol kullanın. Bebeğiniz ilk birkaç aydan sonra agulamaya başlayacaktır. Çıkardığı seslerin bir anlamı varmışcasına cevaplar verin. “Acıktınmı sen”, “Oynamak mı istiyorsun” ya da “bezine bakalım mı” gibi.

Bu tarz soru cümleleri bebeğiniz büyüdükçe konuşmaya teşvik edecektir. Yaşına uygun oyuncaklar edinmeye özen gösterin. Sesli ve görsel uyaranlara dikkat edin. Aşırı sesli veya aşırı ışıklı oyuncaklar bebeğinizi duyusal açıdan rahatsız edebilir.

Duyusal rahatsız olmak hakkında

6-7 aydan sonra bebeğiniz korkular üretmeye başlayabilir. Korkularını fark ettikçe daha hassas davranmanız gerekecektir. Bebekler ilk doğduklarında korkuyu bilmiyorlar. Yenidoğan döneminde yaşadığı dokunma ses vs etkenlere verdikleri tepki korku değildir. Bu yenidoğan reflekslerine moro refleksi denir ve 4-6 ay arası kaybolur.

Yani doğduğundan beri korkan bir çocuğunuz yoktur aslında. Korku öğrenilebilen bir duygudur. Korku kaynaklarını fark ettikçe ortadan kaldırmanız gerekecektir.

 
 

Doğru iletişim bebeğinizin zeka gelişimi için çok önemlidir. Sosyal becerilerini geliştirmek, kendini ifade eden bir çocuk yetiştirmek çağımızda ne kadar zor olsa da, bunu başarabilmek için sabırlı davranmanız gerekecek. Desteğe ihtiyacınız olduğunu hissetiğiniz anda bu durumdan kaçınmayın ve destek alın.

Bütün bu yukarıdakilere ek olarak, bebeğinizle ve sonrasında çocukluk dönemine onunla kuracağınız iyi iletişim, ergenlik döneminde kuşak çatışmasının önüne geçecektir. Yavrunuzla iletişimi asla kesmeyin.